Sözcü Gazetesi’nin “gerçek alıcısı” kimdir?
Medyanın müdahaleye açık bir savaş alanı hâline geldiği günümüzde, “Bir gazete gerçekten el değiştirdi mi?” sorusu uçsuz bucaksız bir tartışmanın kapılarını aralıyor. Sözcü Gazetesi üzerinden baktığımızda da, sağlam verilerle çevrilmiş bir resmi olduğu kadar, sisli alanlara yansıyan gölgeler de var. Bugünkü analizimizde, bu gölgeleri kışkırtıcı bir bakış açısıyla ve eleştirel zihniyetle masaya yatırıyoruz.
Kim ne diyor? Sahiplik meselesi
“Sözcü gazetesi satın alındı mı?” başlığı altında iki temel iddia ortaya çıkıyor. Birincisi, İstanbullu girişimci Burak Akbay’nın hâlâ gazetenin sahibi olduğu yönünde açıklamalar. İkinci iddia ise, gazetenin sahiplendiği Estetik Yayıncılık A.Ş.’nin merkezinin İsviçre’ye taşındığı ve burada kurulu Beme Media A.G. adlı şirketin şirketin tek sahibi hâline geldiği yönünde. ([Cumhuriyet][1])
Özetle:
Sözcü gazetesi 2007 yılında Burak Akbay tarafından kurulmuş görünüyor. ([ilkkimbuldu.com][2])
2020 yılının Kasım ayında bazı kaynaklar, Estetik Yayıncılık’ın tek sahibi olarak Beme Media A.G.’nin İsviçre merkezli şirket olduğunu ve yönetim kurulu başkanı olarak Boyd Zachery Brannon’ın atandığını duyurdu. ([Aydınlık][3])
Ancak aynı dönemde Sözcü avukatı, “gazete satılmadı, sahibimiz Akbay’dır” diye açıklama yaptı. ([sakinca.com][4])
Bu çelişkili tablo önümüzde: “Satıldı mı?” evet / hayır, “kim aldı?” tam olarak belli değil. Ve burada esas soru devreye giriyor: medya sahipliği şeffaf mı?
Eleştirel analiz: Zayıf yönler ve sorunlu noktalar
1. Şeffaflık eksikliği
Bir gazetenin “sahibi kim” sorusunun net yanıtını bulmak, özellikle Türkiye’de medya dünyasında oldukça zor. Sözcü özelinde bu hâl — sahiplik yapısının karmaşıklığı ve açıklamaların tutarsızlığı — şeffaflık konusunda ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Medya sahipliğinin, özellikle kamuoyunu ilgilendiren haber kuruluşlarında büyük bir öneme sahip olduğu düşünüldüğünde, bu durum demokrasi açısından da kırılgan bir sinyal.
2. İstikrarsız ya da çifte beyan edilen yapı
Bir yandan Akbay’ın isim sahibi olduğu, bir yandan da İsviçre merkezli şirketin tek sahip olarak gösterildiği açıklamalar. Bu durumu “mülkiyetin gerçekten kimde olduğunu gizleyen” ya da “saklama yapısı” olarak değerlendirmek mümkün. Okuyucu açısından bu muğlaklık, hangi çıkarların devrede olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Bu da güven sorunu yaratıyor.
3. Etki ve bağımsızlık kaygıları
Eğer bir gazete, hangi şirket ya da ülke merkezli bir firma tarafından kontrol ediliyorsa; editoryal bağımsızlık, haber kaynağı çeşitliliği, çıkar çatışmaları gibi yönlerden dikkatle izlenmelidir. Sözcü’nün sahiplik yapısındaki belirsizlik, “gazetenin editoryal çizgisinin kimler tarafından yönlendirilebileceği” konusunda açık kapı bırakıyor. Bu da medya okuryazarlığı açısından tehlike sinyali anlamına geliyor.
4. Demokratik etkiler ve kamu hizmeti durumunun sorgulanması
Bir gazete sadece özel bir iş değil; aynı zamanda toplumun bilgilendirilmesi, kamusal denetim, fikir özgürlüğü gibi demokratik işlevlere sahip bir kurum. Sahiplik belirsizliği, bu işlevlerin sağlıklı yerine getirilmesini zora sokar. “Eğer gerçekten bir alım olduysa”, bu alımın arkasındaki motivasyonlar – “kâr”, “etki”, “siyasi yönlendirme” – mutlaka sorgulanmalı.
Provokatif sorular: Okuyucuya dönüş
Sizce bir haber kuruluşunun sahibi kim olursa olsun, editoryal bağımsızlık tam olarak korunabilir mi?
Türkiye gibi kutuplaşmış bir medya ortamında “bir gazetenin yeri” sahiplik biçiminden ne kadar etkileniyor?
Sahipliği tam olarak şeffaf olmayan bir yayın kuruluşuna güvenebilir miyiz? Neden?
Eğer “gizli” ya da “yarı gizli” bir şirket medya kuruluşu alıyorsa, bu kamusal çıkarları mı yoksa özel çıkarları mı gözetiyor olabilir?
Sonuç
Sözcü Gazetesi’nin sahibi sorusuna verilen cevap ne net “Burak Akbay” ne net “Beme Media A.G.” olarak görülebiliyor. Bu belirsizlik, medyanın sahiplik, bağımsızlık ve kamu hizmeti-vitaminleri açısından büyük bir kırılma noktasıdır. Okuyucu olarak bizlerin de haklı bir beklentisi var: sürpriz değil, şeffaf bir yapı. Bu yapı varsa — ki olması gerekir — o zaman “kimi, ne için temsil ettiğini” açıkça bilmeliyiz. Aksi hâlde, gazete haber sunar ama sahiplik hikâyesi sessizce perde arkasında yürür ve biz sadece başlıkları okuruz. Bu yazının amacı, sadece resmi bilgilere bakmak değil; soru sorulmayan noktaları gündeme getirmekti. Medya okuryazarı olmak, sadece okumak değil, arkasını sorgulamaktır.
[1]: https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/sozcunun-yeni-sahibi-belli-oldu-1792024?utm_source=chatgpt.com “Sözcü’nün yeni sahibi belli oldu – Cumhuriyet”
[2]: https://www.ilkkimbuldu.com/?p=6210&utm_source=chatgpt.com “Sözcü Gazetesi Kimin – İlk Kim Buldu”
[3]: https://www.aydinlik.com.tr/haber/sozcu-gazetesinin-yeni-sahibi-belli-oldu-223709?utm_source=chatgpt.com “Sözcü gazetesinin yeni sahibi belli oldu – Aydınlık”
[4]: https://www.sakinca.com/haber-sozcu-gazetesi-satildi-mi-gercegi-acikliyoruz-iste-sakincanin-resmi-kaynaklardan-dogrulattigi-bilgi-43327.html?utm_source=chatgpt.com “Sözcü gazetesi satıldı mı? Gerçeği açıklıyoruz… İşte SAKINCA’nın …”