Eskiz Kalemi Nedir? – Bir Genç Yetişkinin Gözünden Sanatın İlk Adımları
Görsel sanatları sevmeyen biriyle mi karşılaştım yoksa? Hadi canım, sanatı sevmeden hayatta nasıl yaşarsın? Tabii ki, sanat deyince akla hemen “Eskiz kalemi” gelmeli. İzmir’de yaşayan, 25 yaşındaki, esprili ama fazlasıyla kafası karışık bir insan olarak, sanatla olan ilişkim çoğu zaman biraz karışık oluyor. Evet, belki Picasso değilim, ama eskiz kalemiyle ilgili bir yazı yazmak kesinlikle bana göre!
Bundan yıllar önce, bir arkadaşım bana Eskiz kalemi nedir diye sormuştu. O an, birden aklıma geçen o “ya ben de bir sanatçı olsaydım” hayalini kurmuştum. Gözlerim hayal kurmaya başlarken, ona “Eskiz kalemi mi? O, ilk adımını atmak isteyen sanatçının en yakın dostudur.” diye cevap verdim. O kadar ciddi bir şekilde söyledim ki, karşımda duran arkadaşım da ciddi ciddi not aldı. Ama içimde bir yerlerde, “Vallahi çok havalı konuştum!” diye de kendimle gururlandım.
Bugün de tam o havayı taşıyan bir yazı yazacağım. Bu yazıda Eskiz kalemi nedir? sorusunu detaylı bir şekilde cevaplayıp, sizleri bu sanat dünyasında gezintiye çıkaracağım. Tabii ki, bunu yaparken izlediğim yol, kafamdaki delilikle sanatı birleştirmek olacak. Hadi bakalım!
Eskiz Kalemi: Sanatçının İlk Adımı
Eskiz kalemi nedir? Gerçekten de bu soruyu soranlar, ne kadar masum olduklarını bilmiyorlar. Çünkü eskiz kalemi, bir sanatçının başlangıç noktasını ifade eder. Yani, bir şeyin ilk çizildiği, tasarlandığı, doğduğu yerdir. Bunu “Bütün sanatçılar bu yolda bir adım atar.” şeklinde romantize edebilirim, ama gerçekte bu kalemin ucundan çıkanlar çoğu zaman çok da “romantik” değildir.
Eskiz kalemi genellikle yumuşak bir uca sahip olur. İyi bir eskiz kalemi, sanatı değil, o sanatın doğuşunu simgeler. Bir de bu kalemle çizilenler bazen öylesine hızlıca yapılır ki, insanların ne çizdiğinizi anlaması bile zaman alabilir. Ama işte o hız, yaratıcılığın özüdür. Eskiz kalemiyle yapılan çizimler, kafanın içinde dönüp duran fikirlerin dışarıya atılması gibidir.
Birçok kişi eskiz kalemini sadece “Çizim yapmak için” olarak görür. Ama işin içinde derinlik var. Bu kalemle çizeceğiniz ilk şey, hayatınızdaki en önemli çizim olabilir. Belki de sadece bir elma çiziyorsunuz, ama belki o elma, bir gün dünya çapında bir sanat eserine dönüşebilir. Kafamda bu tür felsefi sorularla dolaşırken, bir arkadaşım bana şunu demişti:
Arkadaşım: “Bir defterim var, eskiz defteri. Ama her seferinde o kadar kötü çizimler yapıyorum ki, eskiz kalemi bile bana ‘Hadi biraz daha dikkatli ol!’ diyormuş gibi hissediyorum.”
Ben: “Vallahi, o eskiz kalemi de seni anlamaz, biraz sabırlı ol!”
İşte arkadaşımın söylediği gibi, bazen bu kalem, en başta bir hayal kırıklığına dönüşebilir. Ama o kalemin çizdiği her çizgi, ileride o hayal kırıklığının yerine gurur getirebilir. Sonuçta, Picasso da ilk başta sadece çizgiler çizen bir adamdı.
Eskiz Kalemi ile Yaratıcılığı Serbest Bırakmak
Eskiz kalemi, sadece bir araç değil, bir özgürlük aracıdır. Hayatımda birçok kez eskiz defteri açıp çizim yapmaya karar verdim. Ama daha ilk adımda çizdiğim şey, çoğu zaman sadece kötü karalamalardan ibaret olur. Öyle ki, bir gün baktım ki, defterdeki çizimler o kadar kötü ki, “Eyvah! Benim bu kalemle değil sanat, belki de bir kahraman olma yolumda bir şeyler çizmem gerek!” diye düşünüyorum.
Yine de, eskiz kalemi kullanmak, yaratıcılığımızı tetikleyen önemli bir adımdır. Hani şöyle bir örnek vereyim:
Ben: “Bir kediyi çizmeliyim. Ama nasıl çizmeliyim?”
İç Ses: “Bunu kim bilir ki! Belki de kediyi bir uçarak çizmelisin!”
İşte, bu noktada eskiz kaleminin gücünü hissedersiniz. O an kafanızdaki tüm sınırları bir kenara bırakıp, sadece çizmek istersiniz. Eskiz kalemiyle çizim yapmak, aslında sanata dair tüm kısıtlamaları serbest bırakmak demektir.
Eskiz Kalemiyle Bir “Savaş” İçindeyim
Bazen eskiz kalemiyle olan ilişkim, bir savaş gibidir. Kalemi alıp bir şeyler çizmeye başlarsınız, ama çizdiğiniz her şey tam olarak istediğiniz gibi gitmez. Her çizgi, bir başka hayal kırıklığına dönüşebilir. Eskizler kaotik ve karışıktır. Ama bir sanatçının büyüklüğü, tam da bu karışıklıkları dönüştürebilmesinde yatar.
Ben: “Şu an tam olarak ne çiziyorum?”
Eskiz Kalemi: “Bunu senin bilmen gerekmiyor, çizmeye devam et!”
Eskiz yaparken kendimi bazen bir savaşçı gibi hissediyorum. Bir savaşta kazanan veya kaybeden yoktur, çünkü her şey bir öğrenme sürecidir. Aynı şekilde, eskiz yapmak da hep bir öğrenme sürecidir. Bir çizim ya da karalama tam istediğiniz gibi olmasa da, o çizimin sizi nereye götüreceği asıl sorudur.
Bir Eskiz Kalemi ile Duyguların Çizilmesi
Eskiz kalemi, bir yandan da duyguları yansıtmada önemli bir araçtır. Duygularınızı ifade etmek, bazen sözcüklerle anlatılamayacak kadar zor olabilir. Ama kalemin ucunda, bir başka dil vardır: Çizim dili. Bir çizimle, bütün duygularınızı kağıda aktarabilirsiniz.
Ben: “Bugün çok yoğunum, ama kalemimle biraz rahatlayabilirim!”
İç Ses: “Evet, yazarken kafan karışıyor. Ama çizim yapmak, biraz farklı olabilir.”
Çizim yapmak, bir tür meditasyon gibi gelir. Eskiz kalemiyle yaptığınız ilk birkaç çizim, hayatınızdaki en anlamlı anları bile temsil edebilir. Mesela bir akşam, dışarıda yağmur yağıyor. Başka biri bu manzarayı fotoğraflar, siz ise bir eskiz kalemiyle o anı ölümsüzleştirirsiniz. Sonrasında bu çizim, size sadece bir yağmur görüntüsünden çok daha fazlasını hatırlatacaktır.
Sonuç: Eskiz Kalemi Bir Yaşam Tarzıdır
Eskiz kalemi, sadece bir çizim aracı değil, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır. Her çizim, bir ruh halinin dışa vurumu olabilir. Hayatımda birçok kez, yazarken boğulduğumda, defterimi ve eskiz kalemimi alıp kendimi bir başka dünyada buldum. Çizim yapmak, bir sanatçının özgürlük alanıdır. Başlangıçta çizim kötü olabilir, ama her çizim, daha iyiye giden bir adımdır.
Eskiz Kalemi Nedir? sorusunun cevabı basittir: Bir sanatçının başlangıç noktasıdır. Ama bana sorarsanız, o kalem, bir yaratıcı yolculuğun ilk adımıdır.